AŞÛRE GÜNÜ

2009-12-25 22:50:00

AŞÛRE GÜNÜ

Aşûre gününde, âile ferdlerine, yeme içme ve elbi­se bakımından, elini açık tutmak mendûbdur.

Çünkü Beyhâkî ve Taberânî’nin Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’den rivâyet ettikleri Hadîs-i şerîfte: Cenâb-ı Peygamber (s.a.v.) Efendimiz:

“Aşûre gününde âilesi için bolluk sağlayan kim­seye, Allâhü Te‘âlâ da, bütün senesinde bolluk sağ­lar.” diye buyurmuşlardır.

Sâdece Aşûre gününe mahsûs olmak üzere kına yakmanın, sürme çekmenin fazîletli olduğuna dâir rivâ-yetler sahîh değildir; (belki) mekrûhtur.

Aşûre gününde Kerbelâ vak‘asını canlandırmak câiz değildir. Çünkü bu, râfızîlerin şiârıdır (âdetidir). Bu­nu hatırlamak isteyen olursa, önce Sahâbe-i kirâm (r.a.e.)’i hatırlar, sonra gâye olarak değil; Onlara ittibâ‘ ederek (uyarak) Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.a.)’yı hâ-tırına getirir (hatırlar) ki bu şekilde davranmakta beis yoktur. (Aksine fazîlet vardır ki bu da, ashâb-ı kirâm (r.a.e.)'e ittibâ‘ etmektir ve ehl-i sünnet şiârıdır.)

(M. Alâeddîn, el-Hediyyetü’l-Alâiyye Terc., 345. s.)

 

HADÎS-İ ŞERÎF

“Ramazân orucundan sonra tutulan oruçların en fazîletlisi Allâh’a izâfet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur. Farz namâzlardan sonra kılınan en fazîletli namâz da gece namâzıdır.” (Müslim)

“Farz namâzı kıldığınız zaman her bir farz namâz­dan sonra on defa: Lâ-ilâhe illa’llâhu vahdehû lâ-şe-rîkeleh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve ‘alâ-külli şey’in kadîr deyiniz. Böyle diyene bir köle azâd et­miş gibi ecir yazılır.” (Buhârî)

 


128
0
0
Yorum Yaz