Herkes kendi resmini çizer.

2009-10-06 01:10:00


Herkes kendi resmini çizer.
 
Öyle diyor Mevlânâ:

“Dün, dünle beraber gitti cancağızım.
Bugün, yeni
şeyler söylemek lâzım.”

Biz de öyle yapalım… Yepyeni bir ruhla ve a
şkla uyanalım. Hayat toprağımızı yeniden karıp karıştıralım. Ve toz toprağın içinden o günün en güzel gülünü çıkaralım…
Evet, öyle yapalım. Günümüze Hz. Peygamberin (a.s.m.) bir duâsı ile ba
şlayalım:
“Ey Rabbim! Bu günün ve bundan sonra gelecek günlerin hayrını Senden isterim ve şerlerinden Sana sığınırım…”

Geçenlerde bir resim sergisinin açılı
şına dâvetliydim. Hatıra defterine bir şeyler yazmaya çalıştım. Oraya yazamadıklarımı ise, sizlerle paylaşayım dedim.
Sevgili genç karde
şlerim. Bir gönül sohbetine ne dersiniz?
Bu dünyada herkes kendi resmini çizer.
Öyleyse çizdi
ğin resme dikkat et.
O resimler; kare kare tuvale aksettirdi
ğin o şeyler yorumlanacak bir gün…
İyi bil ki, kendi resmini çiziyorsun yaşarken…
U
ğraşğın neyse, sen o’sun işte.
Gün gelip bu resim yorumlanacak…
Erbabı ve ehli tarafından.
Hem de en ince ayrıntısına kadar…
Ne fazla, ne eksik. Ne az, ne de çok.
Duvara vuran aksin, yere dü
şen gölgen bile unutulmayacak.
Yaman bir gün olacak.
Ufak ufak ama her
şeyi yazılı bulacaksın o resimde. O gün, her şeyi…
Elde kalem ya da fırça fark etmez, sen hayat denilen tuvale kendi resmini çiziyorsun.
Söyledi
ğine ve yaşadığına dikkat et.
Bu dünyada büyük bir aynanın önündesin. Boy aynasına bakıyorsun. Ve senin resimlerin aksediyor aynalarda. Uyusan da, uyumasan da…
Aynalar emiyor, yutuyor bir bir suretlerini, çizgilerini. Çizdiklerini.
Belki de farkında de
ğilsin.
Gizli kameralar önündesin. Ona göre ya
şa, ona göre gör, ona göre görün.
Sen neysen o’sun.
Seçtiğin yoldasın.
Seçti
ğin neyse o yolda yürüyorsun.
Bize verilenden sorumluyuz. Güzel izler bırak.
“Kolay bırakılan izler çabuk silinir,” biliyorsun.
De
ğiştirmek istersen resmini o da elinde… Beğenmiyorsan aynadaki görüntünü, geç kalmış sayılmazsın nefes aldıkça.
Güzel izler bırak geçti
ğin yollarda. Güzel suretler düşür aynalara.
Kaybolan günleri, ah vah edip yandı
ğın görüntüleri sil, çıkar aradan.
Sana yakı
şan halleri, tavırları, suretleri, sıfatları takın. Öyle görün aynalarda.
Riyadan uzak, sahteden ırak olsun ruhun.
Bulutların arasından parlayan yeni ay gibi pırıl pırıl göster çehreni.

Ey suretler, ey aynalardaki görüntüler. Zaman zaman bulutlansa da yüzünüz, hüzün kaplasa da içiniz, siz üzülmeyin.
Bak ne güzel diyor Mevlânâ:
“Lâ tahzen/ üzülme; bir yandan korku, bir yandan ümidin varsa/ iki kanatlı olursun./
Tek kanatla uçulmaz zaten./ Lâ tahzen / üzülme; sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek de
ğil, tozu almaktır./
Allah, sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır, niye kederlenirsin?
“Lâ tahzen/ üzülme; ta
ş, taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olmak dileyen taş; ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır.”

Güne
şin altında kaybolan bir şey yok. Unutulduğu zannedilen her şey, her değer gün ışığına çıkar bir gün.
Ona göre dur, ona göre görün, ona göre çiz resmini.
Sen kendi hayatını yazmaktasın. Dikkat et, kalemin ne i
şliyor, ne yazıyorsa sen o’sun.
Bediüzzaman bak ne diyor:
İşte, dünya süslü bir menzildir. Her birimizin hayatı bir endam aynasıdır. Şu dünyadan her birimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayatımızdır. Belki o hususî dünyamız ve âlemimiz bir sayfadır, hayatımız bir kalem onunla, sahife-i a’malimize geçecek çok şeyler yazılıyor.” (Mektubat)

Gün gelecek çizdi
ğin resim yorumlanacak ona göre.
Nasıl yaşarsan öyle aksedecek aynalara.
Çizdiğin kendi resmindir senin.
Aynalar önündesin. Aynalar emiyor her kareyi, her anı hapsediyor, sabitliyor resmini.
Ebedî bir hesap için zaptediyorlar.
Şimdi suretlerdesin. Sonra aynalarda ve görüntülerdesin. Dikkat et.
Maskeye ihtiyacın yok. Allah’ın verdi
ği o güzel yüze bir yüz daha ekleme.
İki yüzlülerden olma.
Sadelik ve yalınlık yakı
şıyor yüzüne.
Hüzün yakı
şıyor sana.
Öyle kal, daha güzelsin.
En güzelin ayinesisin.
Er adamına, dâvâ yiğidine yakışıyor hüzün.
Ver kendini Allah’a
Vur kendini tartıya.

Dünyayı saran yalanları ve korkulu rüyaları uyanışınla uyandır.
Donukla
şan ruhları, milyon hayatları kalbin ısıtacaktır.
Senin kalbin, o en güçlü yanın yapacaktır bunları.

Yeter ki inan, Allah’a güven ve O’na dayan…
Sen neysen o’sun.
Neyle me
şgul olduğuna bir bak.
Allah seni ne için yaratmı
şsa onunla ol. Fuzuli işleri bırak.
Melekler
şahidin olsun. Aynalar en güzel anlarını tutsun. Bir gün gelip çizdiğin resimler yorumlandığında yüzün aklardan daha ak olsun.
Seni seviyorum diye, senin üstüne üstüne gelen sahte sevgilerden medet yok.
Allah, kalbini korusun.
Yalan yanlı
ş sevgilerden.
İnsanı bu kadar sevdiğini söyleyenler, sen de biliyorsun ki yalan söylüyorlar. Bunlar seni kendine esir ederler. Sevgiler araç olmalı Allah’a giden yollarda, amaç olmamalı. Kalbin yolunu kesen eşkıyalar da var dikkat et. Alkıştan, şöhretten, üzerine abanan ellerden, yaban ellerden Allah korusun seni.
Seni sevenler, seni ait oldu
ğun yere bıraksınlar. Allah’a bıraksınlar. Rabbim seni bu zorlu sınavda yalnız bırakmasın.
Sen sadece O’nun kulusun, O’nun eserisin ve O’na aitsin. Bir kölenin iki efendisi olmaz.
Haydi ho
şça kal. Allah’a emanet ol.
Dikkat et, kalbin ve dü
şüncen neredeyse, kiminleyse sen o’sun. Dilerim bu uğurda bahtın ve talihin sana açık olsun.

Çizdiğin resme dikkat et. Yorumlanacak bir gün.



Selim Gündüzalp

 

166
0
0
Yorum Yaz