
KADİR GECESİ nin fazileti
Ramazan’ın son onundaki geceleri ihyâ etmek (ibâdetle geçirmek) menduptur. Hz. Âişe (r.anhâ)’dan bildirildiğine göre, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, Ramazan’ın son on günü girince, geceyi ihyâ ederlerdi ve çoluk-çocuğunu kaldırarak ibâdet ederlerdi. Maksâd Kadir gecesini ihyâdır.
“Kadir gecesini Ramazan’ın son onunda arayınız.”
Hadîs-i şerîfi, hakkında ihtilâf edilmeyen kuvvetli bir hadîstir.
“O mübârek gecedeki amel, içinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydaki amelden hayırlıdır.” (Kadir s. 3)
Hadîs-i şerîfte:
“Kadir gecesinde, sevâbına inanarak ve umarak namâz kılanın (ihyâ edenin) günâhlarının geçeni ve geleceği bağışlanır.” buyurulmuştur.
Kadir gecesinin, ömür boyunca işlenmiş günâhları örtücü olduğunu, müellif anlatmıştır.
Ma‘lûmdur ki, Kadir gecesi, şeref gecesi demektir. Hadîs-i şeriflerin verdiği haberlere göre, Kadir gecesi, Ramazan’ın son on gecelerinde gizlidir. Gecelerini ihyâya gayret sarf etmek için gizli tutulmuştur. İ‘tikâfa girerek onu Ramazan’ın son on gününde aramak gerekir. Nevevî'nin beyânına göre, en ümîdlisi, o on gecenin teklerinde aramaktır. Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz, İbn Abbâs (r.a.)'nın ve Sahâbe (r.a.e.)’nin bir kısmının kavillerine göre, Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olduğuna işâret etmiştir.
(Mehmet Zihni Efendi, Ni‘met-i İslâm, 353-355.s.)
Ebû Saîd (r.a.)’den: Resûlullâh (s.a.v.) buyurdular ki:
“Kadir gecesi bana (bugün rüyâmda) gösterildi, (şu anda hangisi olduğunu unuttum). O gecenin sabahında kendimi su ve toprak içinde secde eder buldum.” derken hava bozdu, yağmur başladı. Zaten mescîd çardak şeklindeydi (üstü dallarla örtülü idi). Resûlullâh (s.a.v.)'in burnu (alnı) üzerinde ve burun yumuşaklarında su ve toprak bulaşığını gördüm. O gün Ramazan’ın yirmi birinci sabahıydı. (Buhârî)