H.z Muaz bin Cebel (r.a) Türbesi

2009-05-22 23:33:00

                               (((((((((ÜRDÜN GEZİSİ))))))))     H.z Muâz bin Cebel'in (r.a) Ensârın ileri gelenlerinden bir sahabi. Adı, Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs el-Ensâri el-Hazrecî'dir. Künyesi, s'Ebu Abdurrahman'dır. On sekiz yaşında müslüman olmuştur. Peygamber Efendimiz'le (s.a.v) birlikte bütün savaşlara katılmıştır. Rasûlüllah (s.a.v) onu Muhâcirînden Abdullah b. Mesud (r.a) ile kardeş yapmıştı. Muhammed b. Sa'd: 'Mua(r.a), uzun boylu, beyaz tenli, güzel dişli, iri gözlü, çatık kaşlı ve kıvırcık saçlıydı' diye tanımlamıştır.Muâz b. Cebel'in (r.a) diğer bir özelliği de Kur'ân'ı ezbere bilmiş olması ve onu güzel okumasıdır.                                                                     Bunun için Sevgili Peygamberimiz(s.a.v): 'Kur'an'ı dört kişiden öğrenin: Abdullah b. Mes'ûd( r.a), Ubey b. Kâ'b(r.a), Muâz b. Cebel(r.a) ve Ebu Hûzeyfe'nin âzadlısı Sâlim (r.a)' buyurmuştur. Aynı zamanda Hz. Peygamber(s.a.v)  zamanında Kur'ân'ın toplanmasında emeği geçenlerdendir. Hz. Muâz(r.a), aynı zamanda sahabenin fakihlerinden olup dinde vukuf(ince anlayış) sahibiydi. Daha Rasülullah'ın (s.a.v) sağlığında fetva vermeye başlamıştı. Hz. Peygamber (s.a.v) onun hakkında: 'Ümmetim içerisinde helâl ve haramı en iyi bilen Muâz b... Devamı

H.z Şurahbil Bin Hasene (r.a) Türbrsi

2009-05-22 22:46:00

                              (((((((((ÜRDÜN GEZİSİ))))))))Şurahbil bin Hasebe(r.a) ilk iman eden Sahabelerden.                  Mekke’de Resulullah(s.a.v) tarafından görevlendirilen ilk vahiy kâtibidir. Bir çok savaşlara katılılan yiğitlerden'di aynı zamanda  yermuk savaşının kumandanlarından.. Peygamberimizin(s.a.v) hayata veda etmesinden sonra elçilik, Kumandanlık ve valilik yapmıştır.  Ridde savaşlarına katıldı ve sonra  H.z Ebubekir(r.a) tarafından islam kumandanı olarak  tayin edildi Ürüdn şam ve kudüs fetihlerinde bulundu ve H.z Ömer(r.a) onu şam'a  vali olarak tain etti .. Hicretin 18 yılında Tâûn'dan vefat etti vefat'ın  eynı gününde ebu Übeyde bin Cerah' ta vefat etti...Şurahbil Bin Hasene (r.a)  MescidiEl sdir (Şurahbil ) Ağacı Ömrü; 200 yıl... Devamı

Ebu Ubeyde bin Cerrah r.a Mecsidi ve Türbesi

2009-05-14 18:08:00

                       (((((((((ÜRDÜN GEZİSİ))))))))     H.z Ebu Ubeyde bin Cerrah (r.a)  Emînü'l-Ümme lâkabıyla anılan, ilk müslümanlardan ve aşere-i mübeşşere'den olan sahâbî.  Asıl adı Amir b. Abdullah b. el-Cerrâh'tır. Ebû Ubeyde(r.a),       Hz. Ebû Bekir'in (r.a) dâvetiyle veya Osman b. Maz'un (r.a)başkanlığında arkadaşlarıyla Rasûlullah'a (s.a.v) giderek müslüman olmuştur ..Habeşistan'a göç edenler arasında ikinci kafiledendir. Medine'de Rasûlullah (s.a.v)  onunla Sa'd b. Muaz(r.a)'ı kardeş ilân etmiştir.Ebû Ubeyde(r.a), kahramanlığıyla tanındığı kadar, 'Eminü'l-Ümme (ümmetin emini)' lâkabıyla meşhur olmuştur. Rasûlullah (s.a.v) onun için: ''Her ümmetin bir emini vardır, bu ümmetin emini Ebû Ubeyde b.  el-Cerrah'tır'(r.a)  buyurmuştur .. Ebû Ubeyde (r.a) de diğer büyük sahâbîler gibi bütün gazalara katılmıştır. Bedir gazasında müşriklerin safında çarpışan ve kâfir olan babası Abdullah'la karşılaşmış ve onu öldürmüştür. Uhud savaşında Rasûlullah'ın(s.a.v)  yüzüne batan miğfer parçalarını dişleriyle çekerken ön dişleri kırılmış, Hendek'te, Benû Kureyza'da, Rıdvan Beyatinde Hudeybiye'de, Hayber'de, en cesur savaşçılardan biri olmuştur.        Ebû Ubeyde(r.a), Mekke fethinde, Taif muhasarasında, Vedâ Haccı'nda hep Rasûlullah'ın(s.a.v)  yanında bulunmuştur. Rasûlullah'ın(s.a.v) vefâtından sonra meydana gelen Benû Saîde sakifesi olayında Hz. Ebû Bekir(r.a), Hz. Ömer(r.a) ve Hz... Devamı

H.z Dırar Ibni Ezver radiyallahu'n Türbesi

2009-05-11 01:06:00

                       (((((((((ÜRDÜN GEZİSİ))))))))  H.z Dırar İbni Ezver (r.a) Rumlara esir düştü, türlü işkencelere maruz kaldı. Kılıç darbeleri arasında kan revan içinde baygın olarak yere yıkıldı ama davasından zerre miktar taviz vermedi.Dırar İbni Ezver (r.a)  korkusuz kahramanlardan... Cesaret ve secaatiyle meşhur bir yiğit kumandan... Ünlü atı Muhabber'in sırtında çeşitli savaşlara katılan ve arslanlar gibi düşmana hucum eden bir cengaver... Aynı zamanda her savaş için şiirler söyleyen bir şair...O, Kadisiye, Hire, Yermük, Şam ve Halep'in fethinde bulundu. Yemame'de büyük kahramanlıklar gösterdi. Şam civarında devam eden muharebelerde 100 kişilik keşif kolunda düşman kuvvetlerine yakalanarak esir düştü. Fakat arkadaşlarının şiddetli hücumlarıyla kısa müddette kurtuldu. İkinci defa esir düştü. Bu sefer başından çok acıklı sahneler geçdi. Türlü işkencelere maruz kaldı. Kılıç darbeleri arasında kan revan içinde baygın olarak yere yıkıldı ama davasından zerre miktar taviz vermedi. Onun esaret altında çektiği işkence tüyler ürpertir. Gösterdiği yiğitlik de goğüs kabartır. O Hirakl'in karşısında eğilmedi. Daha gür imanla islam'ı savundu. Bu karşılıklı konuşma şöyle gerçekleşti:İmparator Hirakl üst üste alınan hezimetlerden dolayı çok üzgündü. Dırar (r.a)  ve arkadaşlarının esir alındığını işitince çok sevindi. Derhal getirilmesini emretti. Karşısına çıkarılınca: Arabların fırka kumandanı Dırar (r.a)  sen misin?" dedi. Dırar (r.a.) da: Evet! Peygamber (s.a.v) yolunda sizinle harbeden Dırar (r.a) benim!" dedi. Hirakl: Kendini askerlerinin yanında mı sanıyorsun da öyle sert... Devamı

Mute komutan şehitlerin türbeleri

2009-05-05 16:06:00

                     MUTE SAVAŞIİslâm devletinin Medine'de kurulmasından sonra Müslümanlarla Rumlar arasında yapılan ilk savaş. Mûte, Şam bölgesine giren Belka yakınlarında bir yerin adıdır. Hz. Peygamber(s.a.v), Ashabtan Hâris b. Umeyr (r.a)'ı Busra (Havran) Emiri Şurahbil b. Amr el-Gassânî'ye İslâm'a davet mektubunu sunmak üzere yollamış, ama bu sahabi Gassanile tarafından şehid edilmişti. Halbuki; "elçiye zeval yoktur" anlayışı gereğince düşman ülkeler bile birbirlerinin elçilerine dokunmazlardı. Hz. Peygamber(s.a.v), ashabına çok düşkündü, onlardan birinin başına bir sıkıntı geldi mi ondan çok rahatsız olurdu. Bu sebeple ashabından birinin küstahça öldürülüşüne seyirci kalamazdı. Hemen 3000 kişilik bir ordu hazırladı. Ordunun kumandanı Zeyd b: Hârise (r.a) idi. Şayet bu zât şehid düşerse yerine Cafer b. Ebi Talib(r.a), o da şehid düşerse Abdullah b. Revâha (r.a) geçecekti. Düşman önce İslâm'a davet edilecekti, kabul etmez ve cizyeye de razı olmazsa İslâm elçisini öldüren bu cânilerle savaşılacaktı. Peygamberimiz(s.a.v) orduyu Seniyyetü'l-Veda'ya kadar yürüyü uğurladı.Halid b. Velid(r.a) gibi yüksek askerî bir deha ve üstün strateji bilgisine sahip bir kimse de bu savaşa bir nefer olarak katılmıştır. H.8/M.629 yılında İslâm ordusu Medine'den çıkıp Mûte'ye ulaştığında karşılarında Bizans'ın desteğinde Hristiyan Araplardan oluşan 100.000 kişilik bir ordu bulmuşlardı. İslâm ordusunun kumandanları meseleyi tartıştılar; geri dönmek, Hz. Peygamber(s.a.v) 'e haberci yollamak hususlarını görüştüler. Ancak savaş görüşü ağır basmış ve iki ordu karşı... Devamı