9876543210 Ne Demek...

2007-04-16 03:25:00

Eger "9" canli olsaydin bile... En fazla "8" kez kaçabilirdin ölümden... Bilk i "7" divele sultan olsan dahi... Yerin "6" mekan olacak sana... En fazla "5" metre kumaş götürebileceksin... Kapatacaksin "4" açsanda gözünü... Bu dünya "3" günlük dünya... Azrailin yaninda "2" kat olup yalvarsanda nafile... Elbet "1" gün öleceksin... İşte o zaman herşey "0" dan başlayacak... Çünkü ÖLüM bir yok oluş degil... YENiDEN DOGUşTUR...!!! Devamı

çiçek şeklinde böcekler...

2007-04-15 02:22:00

سبحان الله سبحان من له ملكوتٍ كلُ شيءٍوهو السميعُ العليم     canlar  ne demeli ne konuşmalı...   aslında hiç konuşmadan tefekkür gerekiyor...   çiçek şeklindeki bu böcekler kalp nazarıyla bakmalı ...   Rabbin öyle güzl yaratmışki...     SUBHAN ALLAH   ... Devamı

Hasan senmisin?

2007-04-15 01:32:00

Adamın biri sinemaya gider. Tam sinemada film başlarken önüne saçını kazıtmış biri oturur ve sinemanın ışıkları bu saçını kazıtmış adamın kafasına vurur...  Arkasındaki adam bir türlü filmi izleyemez. Adam içinden "şunun ensesine bi tane yapıştırayım" der sonra "Oğlum adam iri yarı... Ellese bile beni parçalar" deyip vazgeçerken yanına Temel oturur.. Adam Temel'e dönüp "Şu kafasını kazıtmış adamın ensesine bi tane vur sana 5 milyon verecem" der. Temel de dayanamaz adamın ensesine bi tane yapıştırır ve devam eder "Ulan Hasan sen burada mıydın" der.  Adam dönüp "Ne Hasanı kardeşim" der Temel de "Pardon kardeşim karıştırdım" der ve adam önüne dönünce 5 milyonunu alır. Adam dayanamaz ve Temel'e dönüp "Kardeş bi tane daha yapıştır sana 10 milyon verecem" der. Temel bi tane daha adamın ensesine vurur ve ilave eder "Hasan sensin be yeme beni" Adam dönüp "Hasan değilim kardeşim be " deyip ön koltuklardan birine oturur. Temel'in yanındaki adam artık filmi bırakıp bu kafasını kazıtan adamı aramaya başlar ve bulur hemen Temel'e dönüp "Bak kardeşim işte oraya oturmuş. Git ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayı verecem" der. Temel hemen kafasını kazıtmış adamın arkasına geçip ensesine bi tane yapıştırıp "Ulan Hasan burda mıydın, ben de yarım saattir arkadaki adamı sen sanıp ensesine vuruyorum" der...                                                     ... Devamı

KiBRiT ÇÖPLERi

2007-04-15 01:19:00

Ben kibrit çöplerini insanların yaşantılarına benzetirim. Kibrit kutusu insanın yaşadığı toplumu ifade eder bir bakıma... Bazı kibrit çöpleri vardır bir amaç için yanarlar...Kimi bir sigara yakar, kimi bir ocak, kimi boş yere yanıp tükenir hiçbir işe yaramadan. Kimi ise bir ormanı, bir evi, büyük bir alanı yakar kül eder, kendisiyle birlikte...Kibrit kutusunu açıp baktığınızda hepsi aynı gibi gözükse de birbirinden farklı kibrit çöpleri vardır. Bazıları yanamayacak kadar incedir yakarken kırılır zannedersiniz ama bilirmisiniz en iyi onlar yanar. Bazıları da epeyce kalın.  Zannedersiniz ki yanınca yeri göğü yakacak ama yakınca bir bakarsınız foss diye bir ses çıkarır ...Kendisini bile yakamaz. Ucundaki kimyasal madde alev bile almadan kararır gider... Kimileri eğri büğrüdür ama yine de bir kibrit çöpünden  beklenen fonksiyonları eksiksiz yerine getirirler. Her zaman en üstteki kibrit çöpleri ilk önce yanar. İşte insan yaşamı da bu  kibrit çöplerine benzer, kimi insanlar vardır kendinden beklenileni  asla yerine getiremezler, kalın kibrit çöpü gibi kendi kendilerini yok eder giderler... Eğri ve kırık kibrit çöpleri gibi sakat insanlar vardır aramızda yaşayan, onları  şekilleriyle değil  ,işlevleriyle değerlendirmeliyiz ...Neyi yaktığına bakmalıyız...Bazı kibrit çöpleri de aykırı insanları ifade eder .Tüm kibrit çöpleri aynı yöne bakarken onlar tam tersine bakar kutuda. Kutu açıldığında ilk önce onlar göze çarpar ve herkesden önce yanarlar. Aykırılık başa beladır. Bazı kibrit çöpleri birbirine yapışmıştır .Dikkat ederseniz onlar da kafadar insanlar gibidirler .Kanka misali ,biri yanınca diğeri de yanar. Ama en tehlikelisi kendiyle birlikte kutuyu da yakan kib... Devamı

Bilmeden yargılamak !!!

2007-04-13 19:53:00

Sultan Murad Han o gün bir hoş"tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: - Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var? -- Akşam garip bir rüya gördüm. - Hayırdır inşallah?.. -- Hayır mı şer mi öğreneceğiz. - Nasıl yani? -- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz. Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki, padişah hâlâ gördügü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt'a çıkar, döner Vefa'ya, Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha birdikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar; -- Kimdir bu? Ahali: - Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhusun biri işte!.. -- Nerden biliyorsunuz? - Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz... Bir başkası tafsilata girer; - Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısı'nda çalışır. Nalının hasını yapar... Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine.. Hele yaşlının biri çok öfkelidir. - isterseniz komşulara sorun, der. Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu?.. Hasılı, mahalleli döner ardını gider. Bizim tedbili kiyafet mollalar kalırlar mı ortada!.. Tam vezir de toparlanıyordur ki, padişah keser yolunu : -- Nereye? - Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım. -- Millet bu, çeker gider. Kimseye bir sey diyemem... Ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebamızdır. Defini tamamlamak gerek. - İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden. -- Olmaz, rüyadaki hikmeti çözemedik daha. - Peki ne yapmamı emir buyurursunuz? -- Mollalığa devam... Naaşı kaldırmalıyız en azından. - Aman efendim, nasıl kaldırırız? -- Basbayağı kaldırırız işte. - Yapmayın, etmeyin sultanım, bunun yıkanması, paklanması var. Tekfini, telkini... -- Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasilhane bul... Devamı